“Üç yıl önce Gig Ekonomisi kavramıyla tanıştım. Her zaman olduğu gibi konu üstünde merakla çeşitli araştırmalar yaptım. Paylaşım ekonomisinin yarattığı model her geçen gün başarılı örneklerle karşımıza çıkarken, bağımsız iş yapanların yaratacağı yeni nesil ekonomi yaklaşımı olan gig ekonomisine inanılmaz ilgi duymaya başladım. Özellikle internet ve bulut tabanlı servislerin sürekli gelişmesi ile paralel girişimcilik ekosisteminin de kitlelere yayılacağını gördüm. Bu durumun da gig ekonomisi bakış açısıyla yorumlanıp sıra dışı iş fırsatlarına ve daha fazla finansal özgürlüğe kapı aralayacağı inancındayım.”

Samet Ensar Sarı

Küresel ölçekte rağbet gören bir iş modelinin (freelance) sonucu olarak artık Gig ekonomisiyle karşı karşıyayız. Gig platformları bugün ABD iş gücünün yaklaşık ’ünü oluşturuyor. Bu oranın 2020 yılında olması bekleniyor.
İşte freelance platformların çoğalmasıyla serbest çalışanların oluşturduğu yeni ekonomiye “Gig Ekonomisi” deniyor. “Gig” müzik sektöründen gelme bir terim, kısa süreli iş demek. Faruk Eczacıbaşı’nın Daha Yeni Başlıyor kitabında belirttiği şekliyle de “tek atımlık işler ekonomisi” diyebiliriz.
Durum Analizi: Çoğu insan için Gig ekonomisi denince Uber akla geliyor. Uber modeli birçok yeni nesil iş modeline kaynak olarak kullanılıyor. Öyle ki küresel bir ekonomik model olarak kullanılmaya dahi başlandı. Bu modelin kullanıldığı örnekler muhasebeciler için Paro ile ve yiyecek dağıtımı için GrubHub ile her geçen gün artıyor.
EN